tüken-mez kalemler tükettim tükenirken hayatım tükenmedi tükenişlerim...tükendim tükenmişliklerimi yazarken;oysaki böle böle öğrendim tükenirken ben tükenmezmiş tüken-mez kalemler...
ben bugün iki kişiyim... birincisi planlar yapar..bıyık altından güler olup bitene..izler,sezer,yerli yerine koyar tüm taşları,resmi çizer... ben bugün iki kişiyim.. ikincisi ağlar olanlara,içi yanar...karışık kafasında çözümler arar,sinirlenir,resmi karalar... ben...
işte tam burdayım;en tepede...ve aşağıdan gelen çığlıklara kulak asmadan asılıyorum gökyüzünün saçlarına,haykırıyorum gökgürültüsüyle zavallılara...işte tam burdayım;ayağının altında...
rüzgarın bir yönü vardı.. sadece istediği gibi olan bir yön.. aklıma geldi; asırlar önce yaşamış bir korsanın ruhundaydı belkide rüzgarın karşı konulmaz asiliği... ve bir gün,gün batımında gemisiyle birlikte...
zamanla anladı bitmeyen aldatmacaların bitmez olduklarını..dostlarım diyemediklerinin zaten dost olmadıklarını.... içi hergecen gün dolup boşalamıyordu...boşalamadıkça kendinden korkar oldu..bir nevi katliam anca boşaltabilirdi belkide içindekileri..çoook cesaretsiz...
kocaman bi gönlüm vardı benim,ben onu fındık kadar yaptım..içine devleri attım...sonrada içinde sıkışan devlerin acısını acıma kattım...uzun zamandır ağlıyan içimdeki devler çığlıklar içinde yırttılar gönlümü..meğerse...
ne gün anladı beni ne gece derdim varki bir bilmece cihan-ı harp çıksa içimden çıkmaz o hece aşk-ı kadir bu,bu alemde
-senin adın ne? -benim bi adım yok. -neden bi adın yok? -adımı yaşatacak kadar uzun kalmıyacağım burda sizinle. -ne kadar kalacaksın peki? -24 saat ve sonsuza değin,der gülümseyerek. -anlayamadım,der genç. -çünkü bu...
Kimse emin değil ki şafaktan tekrar. İste; gelsin, gül renkli şaraptan tekrar. Sen altın değilsin ki, hey aptal herif; Gömüp de çıkarsınlar topraktan tekrar! ...
sanki biraz kızmışım...neyemi!!şaşkın ördek yavrularınaaa....kendilerine kaz sanıp peşimden koşturuyorlar.. hani çocukluğumuzun bi hikayesi vardır..ördek ailesine karışmış bir kuğu yavrusunun hikayesi..çirkinliğini bi yana koyun asıl olayının şaşkın...
kevgire dönmüş bir aşk masalında zaman uzay eğimini farkettim. aşk bir uyduydu kayıyordu uzayda ve zaman geçmiyordu fiziğin anlamsızlığında. ben kendi etrafımda dönüyordum. güneşe yaklaşıyordum santim santim; cehennem yaklaşıyordu. dejavu yaşıyordu...
destan yazmış hareli başa kastı varmış imin aşa doslarımı sordular burda yok dedim dilim tutmaz olmuş gözüm görmez olmuş gülüm solmuş sarmış heryeri dörtduvar dörtduvarın ötesinde ne...
bu tür bir iletişimsel sistemi bilinçli ve bilinçsiz modda kurabilen insan modellerinde gözlemlenen özellikler: -dengesizlik derecesinde patavatsızlık;bu durum kesinlikle davranışsal bir dengesizlik olmamalıdır.davranış kırılma noktasını oluşturmaktadır.eğer...
siz onların beyaz gömlek giyip afra tafra yaptıklarına bakmayın...aslında hepsi kendilerini iyileştirecek bir hastayı ararlar...falcılarla psikologların en büyük ortak yanıdır bu...
çıktım hapisanenin yolunu tuttum yaptığım kekin arasına tel soktum kırmızı buluzumun içinde yoktum gerdiyan göz kırpma banaaa alırım ifadeni sonra çarşaflara klorak döktüm içindeki pisliği söktüm az gevşet kapının klidini beklerim...